13 Mart 2010 Cumartesi

F1 başlıyor!


F1 Bahreyn Grand-Prix'siyle başlıyor. Değişen kurallar, yeni gelen takımlar, yarışlardan çekilen takımlar, takım değiştiren pilotlar ve bunun gibi birçok tartışmayla geçen uzunca bir aradan sonra yeni sezonun ilk pole pozisyonu için yarışıldı.

Bu senenin en çok konuşulan gündemi ise M. Schumacher'in tekrardan ancak bu sefer Mercedes-Benz pilotu olarak F1'e geri dönmesiydi. 41 yaşındaki pilot dünkü antreman turlarında eskisini aratmayacağının sinyallerini verse de yarışa 7.sırada başlayacak.

Bir diğer önemli haber ise çok büyük bir kaza atlatan Felipe Massa bu sezon tekrardan yarışlara başlayacak olması, başarıya aç bir şekilde dönen Massa Sebastian Vettel'in arkasından yarışa 2.sırada başlayacak.

Geçen senenin tabiri caizse en "bomba" ekibi olan Red Bull Racing ise bu sene de ilk grand-prix olan Bahreyn'deki yarışa damgasını vurdu.. Pole pozisyonunu elde eden Sebastian Vettel bu sene de podyumların aranan ismi olacağını herkese gösterdi. Takım arkadaşı Mark Webber ise M.Schumacher'in önünde 6.sırada Bahreyn'de start alacak.

3 Mart 2010 Çarşamba

Milli Nostalji



Mükemmel olmuş..!

2 Mart 2010 Salı

"Kriz"topher Daum


Türk Futbolu'nun çok yakından tanıdığı, tüm Türkiye'de en tanınmış yabancı teknik direktörlerden biri Christoph Daum.. Yaklaşık 16 senedir Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı teknik adam Türkiye'de bulunduğu yıllar boyunca yönettiği takımlarda Alman futbolunu aşılamış, günü kurtarmaya çalışmış, hedeflerini mütevazi tutmuş, ancak domestik anlamda hep şampiyonluğu hedeflemiş bir karakter olarak karşımıza çıktı.

1.FC Köln'de başladığı teknik adamlık kariyerine Stuttgart'la devam ettikten sonra Beşiktaş'a gelerek Türkiye'ye ilk adımını 1994 yılında attı. O zamanlar Sepp Piontek ve Jupp Derwall sayesinde Türk futbolu Alman ekolüyle belli temellere oturtulmak istenmiş, yeni jenerasyonlar da bunlardan etkilenmişti. Alman furyasıyla birlikte çoğu kulüp bu ekolün Türk futboluna katkılarına görerek Alman teknik direktörlerle anlaşarak bir adım ileri gitmek istemişti. Daum da bunlardan biriydi.

İlk sezonunda şampiyon olan Daum, ertesi sezon kötü giden sonuçların ardından Kocaelispor maçıyla birlikte Beşiktaş'taki ilk dönemine son verilmişti, 2. Daum dönemi 2001-2002 sezonunda başlamış, ancak yine beklenen verim alınamamıştı. Buradan Avusturya'ya giden Daum 2003 yılında tekrar Türkiye'ye dönmüş ancak bu sefer adresi Fenerbahçe olmuştu. Fernerbahçede 3 sezon kalan Daum, ilk iki sezonunda kendine has "Lig Hedefi"'ni başarıyla gerçekleştirmiş, elinde bulunan zengin kadroyla birlikte şampiyon olmuştu. 3. sezonunda şampiyon olamamış, beklentileri karşılayamamış ve Fenerbahçe'nin Avrupa hedeflerinin yakınından bile geçememişti.

2009-2010 sezonu başında tekrar Fenerbahçe'nin başına geçen Daum yine hedefi lig şampiyonluğu olarak belirlemiş ve deklare etmişti. Lige 8'de 8 yaparak başlayan Daum'lu Fenerbahçe ilk yarıyı lider olarak bitirmesiyle birlikte Avrupa Ligi'nde de grubunu lider tamamlamıştı. Ocak'ta verilen sezon arasından sonra başlayan 2. yarı "Kriz"topher Daum'un takımına hiç iyi gelmedi; 2. yarının başındaki Denizlispor ve Sivasspor galibiyetlerinden sonra Fenerbahçe son dakikada gelen goller ve hakem kararlarıyla puan ve puanlar kaybetmekten kurtulur duruma geldi. Diyarbakırspor ve Manisaspor maçlarında son dakikalarda gelen gollerle 1 puanı kurtaran Fenerbahçe, kupada evinde 3-0 yendiği Bursaspor'a deplasmanda 3-0 yenilirken son dakikalarda bulduğu golle turu kurtardı. Ancak bu Fenerbahçe'nin son kendini kurtarışı oldu. Son 5 maçında 2 beraberlik 3 mağlubiyet alan Fenerbahçe ligde 3. sıraya kadar gerileyerek lider Galatasaray'la puan farkını 4'e çıkardı.

Krizlerin adamı olan Daum yine pamuk ipliğine bağlı sistemini koparmış ve şampiyonluk ümitlerini yitirerek etrafa saldırır duruma geldi. Son olarak Menejer Aykut Kocaman'dan memnun olmadığını dile getiren Daum senelerdir devam ettiği "inadından" vazgeçmeyerek, bazı oyunculara sonsuz müsamağa gösterdi. Bunların başında gelen Daniel Güiza ise son 2 aydır taraftarlarını çıldırtan futbolu ile apaçık şekilde Fenerbahçe'de bulunmak istemediğini gösterdi.